RABD, NATO kuvvetlerinin, ABD Başkanı’nın açıkladığı maden zengini Kuzey Kutbu adası Grönland’a gelmesinden ciddi endişe duyduğunu söyledi. Donald Trump defalarca Washington’un ulusal güvenlik nedenleriyle satın alması gerektiğini söyledi.
Fransa, İsveç, Almanya ve Norveç Çarşamba günü Grönland’ın başkentine askeri personel göndereceklerini duyurdular. NuukBir keşif misyonunun parçası olarak.
Duyuru, Washington’da ABD, Danimarkalı ve Grönlandlı yetkililer arasında yapılan ve Trump’ı adanın kontrolünü ele geçirme yönündeki iddiasından caydıramayan bir toplantı sonrasında geldi.
Trump bunu savundu GrönlandDanimarka’nın özerk bölgesi olan Danimarka, ABD’nin güvenlik çıkarları açısından hayati önem taşıyor ve Washington’un güvence altına almaması durumunda “Çin veya Rusya’nın bunu sağlayacağı” konusunda uyardı.
Moskova Arktik’in militarizasyonu konusunda uyardı
Belçika’daki Rusya büyükelçiliği, “Yüksek enlemlerde ortaya çıkan durum bizim için ciddi endişe verici” dedi. NATO Çarşamba günü geç saatlerde yayınlanan bir açıklamada, genel merkezinin olduğu belirtildi.
Büyükelçilik, NATO’yu “Moskova ve Pekin’den gelen tehdidin arttığı yönündeki sahte bahaneyle orada askeri varlığını artırmakla” suçladı.
Ne Rusya Dışişleri Bakanlığı ne de Kremlin konuşlandırmaya ilişkin resmi bir açıklama yapmadı. Analistler, Kremlin’den gelen açıklamaların genellikle bireysel büyükelçiliklerden gelen yorumlardan daha fazla ağırlık taşıdığını belirtiyor.
Arktik gerilim artıyor
Deniz buzunun erimesi yeni nakliye yolları açarken ve mineraller ile hidrokarbonlar da dahil olmak üzere doğal kaynaklara erişim sağlarken hem NATO hem de Rusya, son yıllarda Kuzey Kutbu’ndaki askeri ayak izlerini genişletti.
Trump’ın Grönland hakkındaki tekrarlanan sözleri, İkinci Dünya Savaşı’ndan bu yana Batı güvenliğinin omurgasını oluşturan NATO ittifakı üzerinde alışılmadık bir baskı oluşturdu.
Rus büyükelçiliği, ittifak içindeki Grönland konusundaki iç anlaşmazlıkların NATO’nun karar alma sürecini “giderek daha öngörülemez hale getirdiğini” söyledi.
Kuzey Kutbu, Batılı yetkililerin Rusya ve Çin faaliyetlerine ilişkin endişelerini dile getirmesiyle, jeopolitik rekabetin büyüyen bir alanı olarak ortaya çıkarken, Moskova da NATO’yu güvenlik kisvesi altında bölgeyi istikrarsızlaştırmakla suçladı.



