TAvrupa Birliği, potansiyel Ukrayna barış görüşmelerinde Avrupa çıkarlarını temsil edecek özel bir müzakereci atanıp atanmayacağını değerlendiriyor; üye devletler, ABD’nin Rusya ile kıtayı devre dışı bırakacak ayrı bir anlaşmaya varabileceğinden giderek daha fazla endişe duyuyor.
Politico dergisinin aktardığı AB kaynaklarına göre, Avrupalı hükümetler bloğa, herhangi bir çözüm görüşmesinde kıtanın önceliklerini koruyabilecek bir temsilci ataması konusunda baskı yapıyor. Girişimi destekleyen ülkeler arasında Fransa ve İtalya’nın da bulunduğu bu girişim Avrupa Komisyonu’ndan da destek aldı.
Bu değerlendirme, Avrupa’nın, Başkan Donald Trump’ın arabuluculuk çabalarına ilişkin endişesini ve Washington ile Moskova arasında Avrupa’dan anlamlı katkıları hariç tutacak ikili görüşmelerin olasılığını yansıtıyor. AB üye ülkeleri, Avrupa’nın yaklaşık dört yıldır süren çatışma boyunca Ukrayna’ya önemli miktarda askeri ve mali destek sağlamasına rağmen, öncelikle iki güç arasında müzakere edilen koşulların kendisine sunulmasından endişe ediyor.
Avrupa müzakere masasına oturmak istiyor
Müzakereci pozisyonunun savunucuları, Avrupa’nın kırmızı çizgilerini ancak AB’nin müzakere masasında yer alması durumunda koruyabileceğini savunuyor. Bu öncelikler arasında, Rusya’nın işgalinden bu yana çatışmanın merkezinde yer alan tartışmalı bir konu olan Ukrayna’nın gelecekteki potansiyel NATO üyeliği de yer alıyor.
Bu hamle, kıtanın savaşı sona erdirebilecek herhangi bir anlaşmada daha aktif bir rol üstlenme arayışında olması nedeniyle Avrupa’nın yaklaşımında önemli bir değişime işaret ediyor. AB yetkilileri, başka yerlerde kararlaştırılan şartlara tepki vermek yerine, bloğu en başından itibaren çözümün şekillendirilmesinde katılımcı olarak konumlandırmayı amaçlıyor.
Liderler Rusya ile doğrudan etkileşimi savunuyor
Avrupalı liderler, özel müzakereci konseptini ilk olarak Mart 2025’te yapılması planlanan AB Zirvesi’nde tartıştı. Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, İtalya Başbakanı Giorgia Meloni’nin de tekrarladığı gibi, Rusya ile doğrudan diyaloğu savundu.
Avrupa Komisyonu Moskova ile yakınlaşmanın kaçınılmazlığını kabul etti. Yetkililer, bloğun bir noktada Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile görüşmeler yapması gerekeceğini belirterek, herhangi bir barış sürecinin Kremlin ile doğrudan temas gerektireceğinin pragmatik bir şekilde kabul edildiğini belirtti.
Kritik noktada diplomatik konumlanma
Teklif, Avrupa’nın, yetkililerin savaşta kritik bir dönemeç olarak gördüğü dönemde diplomatik süreç üzerindeki etkisini sürdürme kararlılığını yansıtıyor. Ufukta potansiyel olarak barış tartışmaları varken, Avrupa başkentleri kıtanın güvenlik çıkarlarının ve Ukrayna’nın savunmasına yapılan yatırımın nihai anlaşmaya yansımasını sağlamak için harekete geçiyor.
Potansiyel atama, bireysel üye devletlerin çatışmaya dahil olan taraflarla ayrı iletişim kanalları izlemesi yerine, AB’ye müzakerelerde birleşik bir ses verecektir.



